0539 520 40 40
Bize Ulaşın
Yazar: Aslı Perker
Yayın Tarihi: Ekim 2026
Sayfa Sayısı: 284
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
Melike kırk bir yaşında, nihayet hep olmak istediği kadına dönüşmüştür. Bağımsızdır, başarılıdır, bekârdır, zengindir. Muhafazakâr bir ailede büyümenin beraberinde getirdiği beklentilerden sıyrılmış, hayatının da bedeninin de yalnızca kendisine ait olduğuna inanmıştır.
Ta ki tek bir olay, bu inancını sarsana kadar.
Bir anda ailesinin, erkeklerin, diğer kadınların, hatta milyonlarca yabancının onun bedeni hakkında söyleyecek bir sözü vardır. Melike ilk kez, bir kadının bedeninin ne kadar kolay herkesin meselesine dönüşebildiğini görür.
Ve öyle radikal bir karar verir ki en yakın arkadaşları bile onu anlamakta zorlanır: İki memesini de aldırmak istemektedir.
Son derece kişisel bir tercih olarak başlayan bu yolculuk, kısa sürede Melike’nin kontrolünden çıkar ve kadınlık, arzu, annelik ve güzellik üzerine bildiğimizi sandığımız pek çok konuyu tartışmaya açar.
Bir kadını kadın yapan nedir? Arzu edilmek bir güç müdür, yoksa başkalarının bakışına duyulan bir ihtiyaç mı? İnsan kendi bedeni hakkında ne kadar özgürce karar verebilir? Ve kendisi olabilmek için kendisinden ne kadar vazgeçebilir?
Beden üzerindeki söz hakkını ve özgürlük uğruna göze aldıklarımızı sorgulayan, kışkırtıcı, kara mizahla örülü, bir o kadar da insani bir roman.
Onun bedeni. Onun kararı. Ama herkesin meselesi.
Yazar: Oya Çınar
Yayın Tarihi: Ağustos 2026
Sayfa Sayısı: 200
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
”Kim bilir, belki de aşk zannettiğimiz şey, insanın sadece kendine olan aşkıdır. Ve belki bu yüzden istenmeyince, sevilmeyince, tercih edilmeyince ya da aldatılınca herkes azgın bir hayvana dönüşüyordur…”
Ela; sevdiği zaman dünyayı yıkacak kadar seven, kırıldığında da aynı hızla toplayıp giden biri. Erkeklere karşı hep en nazik, hep en güzel o; bir de içinden geçirip yuttukları var. Ankara’nın teras katlarından İstanbul’un kar altındaki sokaklarına, rakı sofralarından hastane koridorlarına, Özgür’den Mehmet’e, Mehmet’ten Erdem’e… Her aşkın enkazında aynı soruyu eşeliyor: Bu sevgi mi, yoksa dümdüz bir ego meselesi mi? Vazgeçemediğim adam mı, yoksa kafamda kurduğum mu?
Kimi zaman bir şarkıyla, kimi zaman bir kadehle, kimi zaman Aziz Nesin’le teselli bulan; kırgın ama teslim olmayan, en iyi yalancının kendine yalan söyleyen olduğunu bile bile yürüyen bir kadının hikâyesi bu: Önce güldüren, sonra boğazınızı düğümleyen türden.
Yazar: Tuğba Karadayı
Yayın Tarihi: Temmuz 2026
Sayfa Sayısı: 308
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
Aile apartmanında on iki ayrı karakter, birbirlerinin yörünge-sinde kendilerini inşa edebilir mi?
Herkesin kendi tarihini haritalandırdığı Yıldız Tozları romanında, bir geniş aile hikâyesiyle karşılaşıyoruz. Yıldız’ın soyundan yaşama karışan on bir kişinin hayata nasıl baktıklarını, kaderlerini çizmeye çalışırken eşiklerden atlayarak nasıl yeniden doğduklarını görüyoruz. Aşklar, ayrılıklar, seçimler, kararlar… Ve her dönüşümün ardında sessizce işleyen o kozmik düzen…
On iki kişinin ruhundaki dalgalanmalara şahit olurken yıldızlarla kurdukları kadim bağı keşfedeceğiniz Yıldız Tozları’nda kendi yolculuğunuzu da izleyecek, Yıldız’ın haritasından gökyüzüne bakacaksınız.
Yazar: Mehmet Akif Şen
Yayın Tarihi: Temmuz 2026
Sayfa Sayısı: 108
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
“Çok basit duygular bile içimde karmaşık, sarkık, şekilsiz kalıyordu. Bazen adlandırılmadığı için, çoğu zaman da yanlış adlarla büyüdüğü için.”
Huzursuz Bir Zihnin Anatomisi, insanın kendi hikâyesini bir başkasının karşısında yeniden kurma çabasının romanı. Roman boyunca parçalı bir hafıza içinde utanç ve sessizlik anlatılıyor. Terapi odasının bir mekândan ziyade zamana dönüştüğü bu romanda anlatıcı, geçmişten taşıdığı korkuları, bağlılıkları, kırgınlıkları ve otoriteyle ilişkisini terapiste aktarıyor. Ve bir başkasının zihninde yer bulma arzusuyla kendini tekrar tekrar kuruyor.
Geçmişin yeniden örüldüğü bu romanda, huzursuz bir zihnin kendini daima nasıl izlediği gösteriliyor.
Yazar: Özlem Ünaldı
Yayın Tarihi: Aralık 2025
Sayfa Sayısı: 116
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
Bazı aileler birbirine kanla değil, sırla bağlanır.
Bir haziran günü… Babalar Günü’nde yaşanan bir dizi intihar… Yıllar sonra Tuz Gölü’nün beyaz sessizliğine bulanmış kırmızı bir piknik… Raziye mi yoksa Rüya mı?..
Annem Aşure Gönderdi, aile denen o derin kuyuda yankılanan sırları, masumiyetle kötülüğün birbirine karıştığı çizgiyi ve suskunluğun bir hayatı nasıl biçtiğini anlatıyor. Bir babanın sırlarla dolu geçmişi, dört kişinin hayatında küllenmiş yangınları yeniden tutuşturuyor. Gölgeleriyle büyümüş bu dört kişi, geçmişin susturduğu sesleri geri çağırırken kendi yüzlerine de ilk kez bakmak zorunda kalıyorlar. Her ailenin biraz kurmaca olduğu ve bazı kurmacaların da felaketi meydana getirdiği ifşa ediliyor. Aile sırları, aşurenin içindeki tatlar gibi birbirine karışıyor ve ortaya vicdanın sesi çıkıyor: Suç nedir, adalet nasıl sağlanır ve bağışlamak gerçekten mümkün müdür?
Zamanın kırıldığı, kimliklerin birbirine karıştığı bu hikâye, okuru bir suç ortaklığının peşine düşürüyor ve sonunda şu sarsıcı soruyla baş başa bırakıyor: Evimizin sırları kime emanet?
Yazar: Gürgen Öz
Yayın Tarihi: Aralık 2025
Sayfa Sayısı: 160
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
“Canilerin hakkından gelecek başka caniler yok mu? Elbette var. Bak, ben buradayım. Adaletin olmadığı yerde, kendi adaletini arayanlar caniyse, işte ben buradayım…”
Bir kadına kıydılar. Genç yaşında, işinin başındayken ve sadece bir erkeğe “hayır” dediği için bir kadının daha hikâyesi sessizce yarım bırakıldı. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi, herkes kaldığı yerden devam etti. Ama Asil edemedi.
Eski bir özel kuvvetler mensubu ve istihbarat ajanı olan Asil, yurtdışı görevindeyken nişanlısının çalıştığı şantiyede düşüp öldüğü haberiyle sarsılır. Hızla yurda döner ve teşkilattaki dostlarının da yardımıyla bu şüpheli ölümü araştırmaya başlar. Kısa sürede cinayet zanlısının sistem tarafından korunan karanlık bir adam olduğu gerçeğiyle yüzleşir. Bunun üzerine bir plan yapar. Şimdi intikamını almak ve ülkeden ayrılmak için sadece dört günü vardır.
Oyuncu ve yazar Gürgen Öz, dört günde geçen bu gerçek zamanlı hikâyede; yara almış adalet sistemini, bunun yarattığı intikam duygularını, sistemsel yozlaşmayı, karanlık çıkar ilişkilerini, kadın cinayetlerini ve daha birçok konuyu, keskin gözlemleriyle kusursuz bir anlatıda birleştiriyor.
Temizlikçi, adaleti kendi elleriyle kurmaya yeminli bir adamın hikâyesi. Sessiz kalanlara, görmezden gelenlere, sus payı dağıtanlara karşı tek kişilik bir savaş. Tek solukta okunacak bir roman.
Yazar: Gürgen Öz
Yayın Tarihi: Ekim 2025
Sayfa Sayısı: 112
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
“Çok ezilmişse bir insan, her şeyi yapabilir! Bu hayatta, ezilmek kadar insanın canını acıtan, çok az şey vardır.”
Boşandıktan sonra aile apartmanına taşınan Erdem’in ilk sabahı, kapısında beliren apartman görevlisi nedeniyle birden tuhaflaşır. Basit bir tanışma gibi başlayan sohbet, garip sorulara, rahatsız edici imalara ve geçmişe dair karanlık anılara doğru sürüklenir. Şimdi bu iki adam kimsenin yaşamadığı bu üç katlı apartmanda sıkışıp kalacak ve bitmeyen bir gerilimin içine düşeceklerdir. Üstelik apartman görevlisi Yakup’un içinde sakladığı karanlık ruhlu bir başka kişilik daha vardır ve Erdem, aslında üç kişi olduklarını anladığında her şey için çok geç olacaktır.
Birbirinden çok farklı hayatlar yaşayan ama benzer sıkışmışlık hissiyle boğuşan iki insan, istemeden de olsa aynı hikâyenin parçası olur. Biri geçmişin korkunç yükünden kurtulmaya, diğeri hayalini kurduğu o “boş alan”ı bulmaya çalışır. Ve tek bir gün, saklanan sırların açığa çıktığı, eski hesapların kapandığı ve kimsenin kendinden kaçamayacağı bir yüzleşmeye dönüşür.
Oyuncu ve yazar Gürgen Öz, Kötü Bir Gün’de bireylerin toplumda maruz kaldığı halleri, aileden devralınan yükleri ve kökleşmiş zihniyetleri katmanlı bir şekilde ele alıyor. Sınıf çatışması, otorite, içsel özgürlük arayışı, hiyerarşi ve toplumsal kodlarımız üzerine incelikli diyaloglarla ilerleyen ve giderek yoğunlaşan bu psikolojik gerilim, okuru hem rahatsız edici hem de kaçınılmaz sorularla baş başa bırakıyor.
Yazar: Gürgen Öz
Yayın Tarihi: Ekim 2025
Sayfa Sayısı: 232
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
“Ruhunda seni avlayan hayaletler var. Geçmişe dair kaçtığın, hesaplaşamadığın ne varsa hesaplaş.”
Murat, Trabzon’da bir belgesel çekimi sırasında duyduğu, dağlarda saklı ve terk edilmiş bir köye ait hikâyenin izini sürmeye karar verir.
Bu köyde uzun yıllar önce yaşanan kanlı olaylar, hâlâ dilden dile dolaşmakta, nesilden nesile anlatılıp durmaktadır. Yüksek dağların gölgesinde saklı bu karanlık köy, gizlediği tarihsel gerçeklerle daha da ürpertici bir hal almakta ve içinde yaşayanların başına gelenler nedeniyle uğursuz kabul edilmektedir.
Murat’ı ve ekibini ise çıktıkları bu yolculukta köyün ruhu ve kendi korkuları ele geçirecektir.
Oyuncu ve yazar Gürgen Öz, hayalle gerçeğin iç içe geçtiği, zaman ve mekân kavramının yok olduğu bir alanda, insan ruhunun ürpertici dehlizlerinde dolaşıyor ve gerçeklerden kaçan insanların, zihinlerinde nasıl hapsolduğunu gözler önüne seriyor.
Gizli gerçekler, batıl inançlar ve toplumsal travmalar üzerine nefes kesici bir psikolojik gerilim…
Yazar: Ceren Ceran
Yayın Tarihi: Eylül 2025
Sayfa Sayısı: 256
Cilt Tipi: Karton Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
“Gerçek benliğimi ve gerçek isteklerimi ortaya koyduğum her durumda, kötü olan ben oldum bu hayatta. Bana reva görülene razı gelmediğim her konuda; kızarak, küserek, sessizleşerek pes ettirmeye çalıştılar beni. Herkes bana bir kader çizmişti, herkes kendi hikâyesinde bana bir rol biçmişti ve ‘Ben kendi rolümü seçeceğim’ dediğimde ise benden hayırsızı yoktu. Kendi uygun buldukları cicilerle donattılar hayatımı, ‘Cicilerinizi değil, kırık dökük emeğimi istiyorum’ dediğimde ise nankör oluyorum, öyle mi?”
Ceylan’ın ve Asiye’nin hikâyesi işte tam da bu cümlelerde gizli. Gidemeyenin ve gidenin hikâyesine odaklanan roman, kendi yolunu çizen ve çizemeyen iki kadının hayatından tüme vararak güçlü bir Türkiye panoraması çiziyor. Üniversite tercihleri sırasında alınan bir kararla bambaşka deneyimlere uzanan bu iki hayat, hepimize kendimizden bildiğimiz o tanıdık yerden dokunuyor. Peki, gitmek bencillik, kalmak razı olmak mıdır sahi?
Oysa kadın ya da erkek fark etmez, herkesin kendi hatasını yapmaya, kendi acısını yaşamaya hakkı olmalıdır bu hayatta. Çünkü fazla uyum, yok oluşu getirir. Razı olmak, mutlu olmak demek değildir.
Peki sizce, gidebilmek için ne lazımdır?
Umut?
Cesaret?
Bir çift bacak?
Yazar: Ezgi Karaşin
Yayın Tarihi: Eylül 2025
Sayfa Sayısı: 232
Cilt Tipi: Amerikan Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
1980’lerin sonlarında bir kasaba, yoksul bir ev, kız çocuklarına yüklenen sıfatlar ve kurulamayan aile bağları…
Hazan’ın hikâyesi, tüm bunların ortasında başlar. Kendini ait hissetmediği dünyası, bir öğretmenin dokunuşuyla yeniden inşa edilir.
Hazan, uyumlanamadığı ailesinden ve kasabasından hem uzaklaşır hem de kopamaz. Geçmişi ardında bıraktığını sansa da yaptığı, yaşadıklarını yeni biçimlerde yanında taşımaktır. İnsanların zorlandığı yerleri hızla geçip hiç kimsenin durmadığı mevzularda tökezler.
Yaşamı; kırılganlıkla kararlılık, aidiyetle özgürlük arasında gezinen bir arayışa dönüşür.
Japon felsefesi ganbaru; sadece kazanmanın değil, çaba göstermenin de değerli olduğunu anlatır ve zor zamanlarda dirayetli olmanın güzelliğini savunur. Tıpkı Hazan’ın yapacakları gibi…
Ben Buradayım; herkese ve her şeye rağmen sesini duyurmaya çalışanların hikâyesi.
Bir yandan büyüyen, bir yandan eksilen herkes için.
ARKA KAPAK:
Kimse tek başına delirmiyor. Kitleler halinde oluyor delirmeler, tıpkı devrim gibi. Kimin neden delirdiğini, kimin ne kadar delirdiğini sorgulamak saçma.
Aşk acısı çekenler bir yanda, parasal sorunlarla boğuşanlar diğer yanda. Aidiyet duygusunu kaybedenler bir yanda, hepten kaybedenler diğer yanda. Sistemin çarklarında oldum olası ezilenler bir yanda, toplumsal cinnetin kıyısında kol gezenler diğer yanda. Anlaşılmadığını düşünenler bir yanda, neden dünyada olduğuna anlam veremeyenler diğer yanda. Öyle değilmiş gibi yapanlar bir yanda, acının üzerine gidenler diğer yanda. Tüm saflar tutulmuşsa ve yanlarımız ağrır olmuşsa önce sola, sonra sağa ve sonra tekrar sola bakıp karşıya geçelim mi artık?
Ve siz, hâlâ safını bulamayan akıllı deli… Ortaya karışık bir hal bekleyişindeyseniz şayet, önce adınızın önündeki akıllı sıfatını atın da aramıza hoş gelin!
Hangi yana geçtiğinizin önemi yok. Safi delilikse niyetiniz, bir yandasınızdır siz de. Zamanlaması önemli değil, ister yavaş yavaş ister bir kerede delirin ama neden delirdiğinizi bilin. Hatta bildiğiniz sadece bu olsun, tadından yenmesin, olsun bitsin. Günün sonunda delirmek de akıl işi. Fazlasını atın da gelin, birlikte saf tutalım.
Yazar: Gürgen Öz
Yayın Tarihi: Haziran 2024
Sayfa Sayısı: 168
Cilt Tipi: Karton Kapak
Boyut: 13,5 x 21 cm
ARKA KAPAK:
“Gerçek kalmak… Çoğu kişinin yaptığı gibi yalanlara inanmayı seçip kendinden vazgeçmemek, insanlara dayatılan bu arzulara ve hırslara teslim olmamaktı.”
Zengin ve havalı iş insanı Tarık, eski eşi, eski eşinin yeni sevgilisi ve genç bir eskort… Ülkenin değişen, dönüşen, gittikçe garipleşen zihniyeti içine sıkışmış ve bocalamakta olan bu dört karakter, uzun bir akşam yemeğinde bir araya gelip hiç tahmin edilemeyecek bağlar nedeniyle trajikomik bir yüzleşme yaşar. Yaşananlarla ilgili olarak her biri kendince çıkış yolları arayan bu dörtlü, yetmezmiş gibi bu tuhaf gecede bir de son derece değişik bir garsonla mücadele etmek zorundadır.
Gürgen Öz’ün Türkiye gündemine dair, hepimizin zaman zaman yaşadığı absürd durumları, mantıksızlıkları, zihniyet problemlerini ve sıkışmışlıkları kara komedi tarzında kaleme aldığı bu romanda, her okuyucu yer yer kendinden bir parça bulurken bazen trajikomik hallere gülecek bazen de gerilmeden duramadığı sürükleyici bir hikâyenin içine dalacak. Sisteme dair keyifli bir taşlama olan Garip Bir Yer, siz okuyucularla dertleşecek.